Telefondaki annenin feryadı hala kulağımda, yalnız yarım saat öncesi Kırcaali'deki yerel mahkeme Cebelli genç çifte katilin tutuklanması kararı almıştı.
Genç yaşına ramen narkotiğin esiri olmuş delikanlıya yönlendirdiğimiz sorular belki biraz ağırsızcaydı, fakat donuk bakışlarında artık okunacak hiç bir şey kalmamıştı.
O, hiç bir zaman lise balosunda dans edemeyecekti.
Gözleri mahkeme salonunda boşuna annesini aradı.
Sığınacak başka bir kimsesi de kalmamıştı.
Artık annesi onu bütün yolsuzluklarından dolayı suçlayamayacaktı, kendisine karşı açılmış olan altı davası olmasına ramen, annesini intihar etmekle korkutamazdı. Annesi yalnız yaşıyordu, çocuğunun babasını biliyordu, ama ona kendisini tanıtma fırsatı olmamıştı.
Oğlunun bütün günahlarını af etmekle geçmiş onun günleri.
Anne,bu günde susmakta.
İşine gidip gelmekte ve önüne gelen herkesi suçlamaya devam etmekte...
Yalnız kendinde o işlediği korkunç suçu aramamakta ve bulamamakta.
Çevresine karşı beslediği habersizlik ve duyarsızlıktır asıl günümüzün acı olayı.
Beslediği holiganın belaları çoktan Cebel'in sınırlarını aşmıştı.
Artık onu yakın ilçelerde de tanıyorlardı.
Polis yetkililerinin yakından tanıdığı olmuştu.
Ortalıkta dolaşan kanıtsız söylemlere bakılırsa, bu küçük katilin sorumluluğunda bölgedeki başka iki ölüm vakası daha gerçekleşmiş olabilir.
Bir yaşıtının gölde boğulması ve bir de yaşlı ninenin ölümü de bunun üzerine kalabilir...
Şimdilik yereldeki resmi kurumların bu katilin ıslahı namına yürüttükleri bir çalışma iznine rastlanmadı.
Halbuki kendisinin, kullandığı narkotiğin etkisiyle işlediği bütün heyezanları kasabadaki herkes iyi bilmekte.
Okuduğu liseye çat pat uğramalarına ramen,buna daima sınırsız göz yumulmuş.
Son kasaplık rolünden sonra, o rahatlıkla evine toplanmış, kanlı eşofmanlarını çıkarmış ve uykuya dalmış...
Çaldığı paraları ve telefonları kar sanarak, işlediği korkunç cinayetleri unutarak...
Katilin annesi mahkeme salonuna gelemedi.
İlk kez mi oğlunu yalnız bırakıyordu?
Hayır!
Katil oğlunun gözleri salonda boşuna onu arıyordu.
Neden katil olduğunu, neden iki cana kıydığını ise bizlere anlatamıyordu.
Zaten anlatamaz...
Vildan Bayramova,
BGNS
четвъртък, 1 май 2014 г.
Абонамент за:
Коментари за публикацията (Atom)

4 коментара:
Teşekkürler Sevgili Vildan Bayramovaya. Çok güzel işlemiş konuyu, genç katilin yaşam suç serüvenini...Çok üzüldüm..Çok ürktüm..Bulgaristanda böyle durumlara eskiden raslanmıyordu hiç.Türkiyede alışmışız her gün haberlerde duymaya, hangi çocuk nerede nasıl öldürülmüş veya nasıl ölmüş...Oysa neden bir gün tüm haber ajansları hiç anons etmiyor, gazeteler hiç bir gün demiyor: Bugün tüm Dünyada tek bir canlı ölmedi diye. Allahım MÜBAREK ÜÇ AYLAR GİRDİ...Hepimize hayırlara vesile olsun, ve inşallah bu Mübarek aylarda suçlar işlenmesin.. çocuklar öldürülmesin. Hepimiz doğurup büyüttüğümüz evlatlarımıza sahip çıkalım. O suçları ,işleyen katil sıfatı taktığımız gençleri de birer ana doğurmadı mı?
Bu kadın ben Bulgarım diyen aynı Bayramova değil mi.
evet Vildan ... HOH donosnikler gibi bugar
BU KADIN TÜRK... BEN BULGARIM DEYEN İNSAN... BİDE ONUN YAZISINI MARİFET DİYE OKUTURUYORSUNUZ İNSANLARA.
Публикуване на коментар
Забележка: Само членове на този блог могат да публикуват коментари.